Zifiri Issızlık
Issız olur geceler sığınmışsan karanlığa. Gökyüzü örter yalnızlığını; zemheride sarıldığın yün yorgan gibi. Ve lambalar, bazen biraz daha yakar yalnızlığını bazense su serper içine, kızgın güneşte dudağına değen bir damla su gibi. Usul usul ahenginden çıkar adımların, onlar da kaybolur zifiri boyalarda. Bir korku düşer içine gelmeden uzun yolun sonuna. Nasıl biter ki bu yol? Ardından bir şarkı mırıldanmaya başlarsın, küçükken mırıldandığın parçanın nakaratını belki de. Sonra hızlanıyor yavaşlıyor adımların, şarkının ritmine göre. Bir bakmışsın zaman geçmiş, varmışsın yolun sonuna. Üst üste dikilmiş sokak lambalarını, unutturmaya yeminli tüm korkuları. Ama korkunun değeri, anlamı anında saklı. Unutursun elbet bir an tüm korkuları.. Lakin unutma, korku acımasız bir unutkanlığa sahip. Bir an hatrından silinse de tüm anlar; bir yalnızlığa, karanlığa sığar tüm korku dolu anlar.

Yorumlar
Yorum Gönder