Döngü

Korkularımdan kaçacak kadar cesurum. Kendimden emin attığım adımlar, bir arpa boyu kadar yol aldığında, dönmeye kurulmuş gibi ilerletiyor beni. Peki gerçekten neredeyim ben? Eski benden çok ilerde peki yeni benden ? Yeni ben kim veya eski ben kim? Kime izin veriyorum ki bu ayrımı yapmaya. Benim işte, kimi zaman fazla korkak kimi zaman fazla cesur. Ortası...O da var elbet.  Nasıl mutluysam ya da memnunsam öyleyim. O zaman neden kaçıyorum? Sanırım kulağımı doğru yerde tıkamayı bilmediğim için, farklı aynalardan kendimi gözetlediğim için, bir eleştiri yığınına çevirdiğim için hayatımı. Yargılamak veya yargılanmak korkusu temeli ile kulaklarımı açtığım için. Mükemmellik olgusu mu yoksa ? Bir sürü soru, soruların peşinden halka halka gelen cevaplar. Sonuç belirsiz bir "Bilmiyorum.". Beynim
 ayrılmamaya söz vermişçesine birbirine kenetlenmiş kolye düğümü gibi. Bir yerden başlarsam düğüm çözülür ama.. Karmaşıklığı göz korkutan zorlu bir basamak başlamak. Yaşamak da öyle değil mi ? Her sabah farklı uyanıyoruz. Bazen içsel bir mutlulukla, bazense büyük bir nefretle.. İlk adım güne başlamak. Ardından yarın unutacağımız fakat o an için felaket olan olay askısından günümüzü zehir edecek bir kat seçebilmek. Sonrası çorap söküğü gibi gelecek. Fazlaca mutsuzluk, kaygılar, bir ihtimal tebessüm ettirecek birkaç saniye.. Ardından kendimizle sınavımızın tekrar başladığı gece ve döngüdeyiz.. Böyle geçecek bir yolum var sanırım, adı herkesçe farklı. Kimine göre imtihan bana göre.. Neyse biraz daha Polyannacılık oynayacak vaktim var.  Belki o zamana kadar yaşamayı öğrenirim.



Yorumlar

Popüler Yayınlar