İsyan Mezarlığı

 Sahiden her şey yolunda mıydı bu defa? Pürüz yok muydu ya da tırmanılamayan dik yokuşlar.. Yatağında sessiz sedasız, kendi şarkısıyla akan dereden farksız mıydım ben şimdi? Yoksa bu defa su yüzüne çıkamayacak kadar derinde mi yaralarım? Bazen böyle olur ya. Acı ne kadar derinden sarstıysa, bir daha göz göze gelmemek için en derine gömersin. Ayağına taş bağlayıp, denizlere atarsın. Fakat her deniz gördüğünde, göğsüne ince bir bıçak ucundan yayılan bir sızı gibi batar kaçtıkların. Nefesin daralır ilk başlarda, gözün dalar uzaklara.. Bir hayal buhranı belki.. Ama alışıyorsun. Her şeye alıştığın gibi kaçtıklarına da dost olup alışıyorsun. Kim bilir belki de acılar sandığın kadar derinde değildir veyahut gerçekten acı değildir onlar. Hani olur ya bazen tüm keşkelerin, iyi kidir aslında. İyi ki onlar vardır. Fakat onları anlayana kadar keşke demişsindir. Hayat işte. Her an tüm bildiklerin seni altüst edebilir. 


Bu defa hayat değil de ben kendimi altüst ettim. Ayna karşısında mağlup geldim ilk defa. Anlattım en baştan, dinledim, sessizliği dahi dinledim. Sonra bir kalem aldım elime, inci gibi yazımla yazdım yanlışları, doğruları, istekleri, vazgeçişleri.. Bir de en önemlisi kabul edişleri yazdım. Sonra okudum. Üstüne basa basa okudum. Kabul ettim açıkçası. Kafamı duvarlara vura vura kabul ettim. Çünkü kaçınılmazsa kabul etmek lazım ara sıra, bunu öğrendim. Yoksa denizler isyan mezarlığı olur. Bense bugün denize bakamayan, yarın ise göğe bakmaya yüzü tutmayan bir korkak olurum. Bu yüzden bu aralar her şey yolunda. Öyle olmalı en azından, öyle görünmeli.. İçteki kargaşaları çözüp huzurla kalmalı. Pürüzler, dikler engelden öte dost olmalı.




Yorumlar

Popüler Yayınlar