Adımlar


Emeklemeye başladığım günden beri böyle yürümüyorum. Geçtikçe günler değişiyor ayaklarımın ileri geri görünen ahenkli hareketleri. Kimi zaman fazla yorgunluktan yavaş kimi zaman koşarcasına, kaçarcasına belki. Ne olursa olsun ilerliyorlar ama. Düşsem de, bir çukurun içinde boğuşmaya başlasam da ileri geri, sağa sola bir hareketlilik söz konusu. Sabit kalamıyorum, dünya gibi sanırım. Bazen durmak istiyorum; ayaklarıma beton dökülmüş gibi, hareketsizce durup düşünmek. Çoğu zamanda düşünmemek. Ayaklarım hareket ettikçe düşüncelerim de yürüyor, koşuyor, düşüyor.. Durun! Kendimle kalmak istiyorum. Birazcık ilerlemeden hiçbir şey yapmadan, öylece durmak istiyorum. Olağan şeylerle, olmayan düşlerle ya da hayal kırıklıklarımla durmak istiyorum. Akışta olmamak bir süre, dinlenmek. Kaçırma korkusu olmadan hayatımı beklemeye almak. İmkansızı umuyorum yaşamdan. O bu konuda biraz acımasız. Çünkü ne zamanımı durdurmama izin veriyor ne de kaybettiğim zaman için telafi edebilme şansı. Durmadan akan bir ırmak gibi, sürekli ilerliyor. Kirleniyor, yavaşlıyor ama ilerliyor. Ben de ilerlemek zorunda kalıyorum. Bazen ona yetişebilmek için koşuyorum. Bazen o rutin akışındayken yavaşlıyorum, kim bilir belki de geri geri yürüyorum. Sonra dönüp bakıyorum ansızın; ırmak bir şekilde akmaya devam ediyor. Oysa ben neredeyim bilmiyorum. Kaçırdım korkusu, dünün pişmanlığı, geç kaldım hissiyle boğuşup koşuyorum. Bu defa ne yola bakıyorum ne de ırmağa. Kendime bakıyor muyum? Sanmam, ilerlerken kendimi unutuyorum. Ne görürsem, işitirsem benim de rotam o oluyor. Benliğimi kaybetmek üzereyken bile koşuyorum. 

Durun! Yaşam biraz izin versin bana. Durduğu an dinlenmeyeyim, ayaklarım durmasın belki ama düşüncelerim ruhumla kalsın bir süre. "Kimim, neyim, ne istiyorum?" bunları cevaplasam yeter bana. En azından kendim için ilerleyebilirim. Belki yolun sonunda değil de yolda mutlu olmayı öğrenebilirim. Yaşam bana bu şansı verdi mi, tekrar verir mi bilmiyorum. Ama artık biraz doğadan, akıştan uzaklaşma vakti. Irmak uzun, akıyor. Bense onun peşinde bilmeden ilerliyorum. Gördüğüm ilk ağacın gölgesinde dinlenme vakti artık. Bundan sonra kendimle yürüyeceğim. Ruhum, düşüncelerim ve ayaklarım ahenk içinde. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar