Son Kez
Aramakla geçiyor zamanım. Aramanın yanında getirdiği beklemekle, kovalamakla.. Neye doğru dendiğini bilmeden, kimin doğrusunu yaşadığımı fark etmeden zamanım bitiyor. Aslında zamanın azalması lehime mi aleyhime mi tartışılır. Sonuçta yetişmem gereken bir hayat yok, ucundan tutunup nereye olduğunu bilmeden sürükleneceğim anlar var. Sadece geç kalmışım hissinden kurtulmak için, bir an önce bir şeyin ucundan tutunup kendimi avutmak istiyorum. Arzularım, tutkularım için o zaman yaşayacağıma inanıyorum. Gerçi şimdi niye yaşıyorum. Beklemek mi yaşamak? Ertelemek? Farkında olmadan yaşıyorum belki de? Yaşamak neyse.. Neden bu kadar düşünüyorsam.. Yaşa ki bitsin bir an önce ya da bir an önce öğren yaşamayı. Bu kadar sorgulama yersizdir bir ihtimal. Anlara göre karar vermek gerek belki de. Olmadığın zamanı düşünmemek. İçinde bulunmadığın zamana kurgular yapmamak. Her şeyde anlam aramaktan vazgeçmem gerek sanırım, anlamsızlığın ifade ettiği bir anlam.. Bakılınca basit bir denklemden ibaret her şey, karmaşıklığı getiren benim ya da bizler. Aşırı düşünmek, aşırı yorumlamak, yersiz yargılar....Aşırılık, yersizlik, anlamsızlık.. Her ne diyeceksem, ne bahane bulacaksam ardı arkası kesilecek gibi değil. Düşünmek, planlamak yerine yaşamanın tam zamanı. Zamanın içinden çıkmadan hissetmeliyim yaşadığımı. Ve de son kez uzun uzadıya yaşamak denizinde yüzmüş olmalıyım..
🎵 The Second Waltz-André Rieu
Yorumlar
Yorum Gönder