Kapalı Kapılar
Kapılar kapanınca başlıyordu her şey. Sessizlik sızıyordu kapatılan kapıların anahtar deliklerinden. Usul usul ben de kapımı kapatıyordum. Ardından konuşmaya başlıyorum kendimle. Hiç olamadığım kadar özgürüm yine. Kalabalıklar, kahreden düşünceler, dilimim ucunda can vermek için şekillenen harflar... Bunlar ancak kapalı kapılardan geçemiyorlar. Dört köşe kapalı bir kutu, sıkışmış gözükse de özgürlüğümün doğuşu, kendimle tanışmamız. Bu kadar mecbur muyum yalnız kalmaya? Yalnız kalamayınca aciz mi oluyorum başka ufuklarda? Cevapları bilmiyorum, bilmek ister miyim sanmam. Ben yalnızca kendimi tanımak, konuşabilmek istiyorum. Özgür olmak bir de. Biri duyar mı demeden konuşabilmek, üzülür mü demeden ifade edebilmek belki de. Belki de dediğim gibi bir hayat yok, olsa da getirisi farklı. Mümkün her şey. Ben sadece kaçmak istiyorum, bunu biliyorum. Kapılar kapanmadan iyi hissetmek istiyorum. Açık kapılardan kuşkusuz geçmek, duyarlarsa demeden haykırmak.. Ben herkes gibi yaşamak istiyorum, yaşadım diyebilmek. Açık kapılar müsaade etmiyor konuşmama. Saklanarak hür hissetmek. Yaşayamıyorum desem bu kadar inandırıcı olamazdım herhalde. Özgürüm ama kapılar açılana kadar. Peki gerçek tutsaklığım ne zamana kadar?
Yorumlar
Yorum Gönder