Gece Yarısı
Gece yarısında çanlar ötmeden, ölüm sessizliği inmeden bisiklet sürmek istiyorum. Belki ilk, belki de son defa. Korkmuyorum düşmekten. Önümde uçuşan turnalar, düşerken şarkı söyleyen yapraklar.. Sarılar, yazdan kalma yeşiller ve bisikletim.. Özgürlük için beraber bu defa. Bense hiç olmadığım kadar umut doluyum, cesaretliyim. Kendim için bir şey düşlüyorum. Bana dikilen kalıplara göre değil de olmak istediğim gibi. Sonumu hiç düşünmeden, anın içinde kaybolarak. Bir ıslık tuttursam, en güzel anında nefesim kesilmeden devam etse. Bir şarkı da söyleyebilirim, sesimin tonuna aldırış etmeden. Kırlarda dans edebilirim, en yüksek kahkahalarımı atabilirim. Kendim olabilirim, sorgusuz sualsizce. İçimden geldiği gibi. Peki ya korkarsam? O zaman sonsuza kadar bu kuytudayım. Herkesin benim adıma dilediği benimse kaçtığım yerde. Gözlerim her kapandığında çıkıyorum bu kuytudan, hayallerime gidiyorum sonsuz bir arzuyla. Açıldığında gözlerim, ne kadar isyan etsem de artıyor yaşama olan inancım. Ta ki korkmadığım yere kadar artacak. Korktuğumda alt üst olurum, yok olurum. Kendim olamadıktan sonra atan bir kalp yaşam belirtmez, kanaatimce. Düşüncelerimi, arzularımı mezardan bozma kuytuda unutamam ben. Bu yüzden korkmuyorum. Ne saçmalamaktan korkuyorum ne de kaybolmaktan. Tek korkum, korkmamdı. O da artık tozlu rafımda unutulmak için yerini aldı bile.
Gece yarısı olmak üzere. Son gece değil kendim olma fırsatı için. Ama ben artık hayal kurmak değil de yaşamak istiyorum. Doya doya yaşamak. Korkmadan, saçmalayarak, düşe kalka.. Ben sadece yaşamak istiyorum. Kendim gibi yaşamak.
Yorumlar
Yorum Gönder